Op. Dr. Sinan GÖKER ile Femtolasik lazer göz ameliyatı tecrübesi

Giriş

Ilk önce kendi durumumdan bahsedeyim. 25 yaşında erkeğim ve 6 yaşından itibaren gözlük kullanıyorum. 15 yıldır gözümüm açık olduğu vaktin yaklaşık 80%ininde ya bir ekrana yada bir yazıya bakıyorum. Sağ gözümde 6.25 miyop + 3.00 astigmat, sol gözümde 5.00 miyop + 3.00 astigmat vardı, yüksek numaradan dolayıda askerlikten muafım. Yaklaşık 22–23 yaşında gözümün ilerlemesi durdu. Bu yazıyı ameliyattan 24 saat geçmeden yazmaya başladım ve bunu yazmamın sebebi ise, ameliyat olacağımı sadece birkaç arkadaşa bahsettim ve bir yığın soruya maruz kaldım. Hayatım boyunca neredeyse hiç lens kullanmadığım için, beni gözlüksüz gören tanıdığım herkes aynı soruyu soracak ve aynı cevabı vermek zorunda kalacağım. Aynı şeyi tekrarlamayı sevmediğim için buraya yazıyorum, hem kendimi tekrarlamayacağım, hemde ülkede 100binden fazla bu ameliyatı olan insan var ama internette bu tecrübeyi düzgün bir şekilde dile getiren hasta yok. Umarım gelecekte yaptıracak insanlar için de, doktorlar için de bir kaynak olur.

Doktorum Op. Dr. Sinan Göker bu ameliyatı Türkiye’ye getiren kişi olarak biliniyor. Sürekli haberler, tv programları, gazetelere çıkıyor ve 70binden fazla ameliyatı varmış. Yaklaşık 5 yıl önce bir aile dostunun oğlu ameliyat olmuştu, ondan sonra onların ailesinden başkalarıda ameliyat olmuş ve hepsi memnun kalmış. Dünya çapında yapılan araştırmaya göre bu tür ameliyat olanların 95% i memnun kalmış. Bundan 2 yıl önce Ankara Acı Badem hastanesinde ameliyat için uyumluluk testi yaptırmıştım ve kornea kalınlığım çok fazlaymış ve ameliyat için uygunmuşum, yalnız göz numaranın sabitleştiğine emin olmak için 1 yıl daha beklemem gerekiyormuş.

Gün n-1 (12.03.2015)

Saat 10.00da Istanbul Cerrahi Fulya Hastanesinde ameliyat uyumluluk muayenesi randevum vardı. Istanbul’un lüks ama hastalar için uygun olmayan bir yerinde şık bir hastaneydi. Kapıdan 10 saniye yürüyüşle göz bekleme odasına geldik, hastane baya temizdi. Türk kadar yabancı hastada vardı, avrupa ülkelerinden sırf bu ameliyat için Istanbul’a geliyorlarmış.

Daha önceden kontrollerin 3–4 saat sürebileceğini söylemişlerdi ve orada toplam 30 dakika işlem olduysa 4 saat boş boş beklettiler. Kontrol ücreti 400TL idi. Bu kadar para verip, hastane çalışanlarının keyiflerini beklemek canımı sıktı. En az 7 farklı makinede gözüme her açıdan ışık tutarak birşeyler ölçtüler. Makinelerin birinde, bağlı bilgisayar sürekli kendiliğinden kapanıyordu ve ilgilenen kız bilgisayarı baştan başlatmayı deneyip, sonra bilgisayar kapandıkça ne yapacağını şaşırmıştı. 5 dakika makineyi açma, fazla ısındığından oluyor dedim, bekledik çalıştırabildi ve ölçümü yapabildi. Ağzımı açmasam en az 30dk daha orada beklerdim..

Aralarında baya bekleme zamanı koyarak binanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı makinelere yönlendirip testler yaptılar. Prosesleri çok verimsizdi, bir mühendis olarak nasıl optimize edilebilir diye düşündüm ve 4 saatlik işi hiç ekstra para harcamadan sadece var olan makinelerin yerlerini ve prosesi değişerek 1 saatte yapabilmenin yöntemini buldum. Buradan hastanenin yönetiminin rezalet olduğunu çıkarabiliriz. Bir ortama 1 saat göz atan bir insan bir işyerinin verimliliğini 4 kat artırmanın yolunu görebiliyorsa, o mekanın yönetiminde bir sıkıntı var demektir.

Bunun dışında bilgisayarları 10 yıllık, monitörleri 15 yıllık, başka elektronik aletler arasında 20 yıllık olanlarda vardı. Tıbbi makinelerde 5–15 yıllık arasındaydı. Bu kadar para basan ve ülkemizde gözde bir numara olan bir özel hastanenin ekipmanlarının bu kadar eski olması endişelendirici bir durum.

Ayrıca hastane içi dosyaların, bilgilerin aktarılması, sıra beklemenin, işlem takibinin yapılması ile ilgili birçok yazılım olduğunun farkındayım. Burası birkaç yazılım kullanıyor ama onlarında hepsi eski. Buranın yeni yazılımlardan hiç kullanmamalarıda ilginç geldi. 6 ayda rahatlıkla yazabileceğim bir yazılım ile bu hastaneye aylık yaklaşık 20 bin TL tasarruf ettirebilirdim, üstüne hasta deneyimide birkaç kat artardı. Mühendisler ve girişimciler için kesinlikle göz atılmaya değer bir alan.

Personelin çoğu yardımcı ve güler yüzlü, birkaçı ise beceriksiz. Doktorların hepsi güler yüzlü ve yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama büyük bir sıkıntı keşfettim, hiç kimse hastanın bilgisiz olduğunun farkında değil. Tıbbi ortama çok alıştıkları için olayları en salak insana anlatır gibi anlatmak yerine, ağır, bilinmeyen terimler kullanarak hastanın kafalarını karıştırıyor hepsi. Hiçbir zaman hastaya şu an ne olduğuyla ilgili yeterince bilgi vermediler ve süreki kafamızda soru işareti bıraktılar. Damla damlatmaları gerekirken kime ne kadar damlattıklarını, ne zaman damlatcaklarını unuttular. Kesinlikle müdürlerinin kovulması ve daha düzgün bir yönetim getirilmesi lazım.

Gün içinde göz bebeğimin büyümesi için birçok kez farklı göz damlaları damlattılar. Bu görmemi bulanıklaştırdı. Diğer hastalar telefonlarında birşeyler okuyarak yada oynayarak zaman geçirmeye çalışıyordu bende aynısını denedim ve bunu yapmak çok zordu, yazıları hiç okunmuyordu. Neyse ki telefonuma 30 saat uzunluğunda sesli kitap yüklemiştim, kulaklığı takıp gözlerimi kapayıp onları dinlemeye başladım. Muayene için bile gitseniz herkese öneririm, telefonunuzun şarjı olsun, saatlerce müzik ya da sesli kitabınız hazır olsun. Hastanenin wifisine sakın güvenmeyin, Turkcell 3G oradan 10 kat daha hızlı.

Bütün testlerin sonucunu dosyaya koyup Dr. Sinan’a götürdüler. 5 dakika konuştuk durumumun iyi olduğunu anlattı, risklerden bahsetti. Ayrıca 20 yıldır devlet hastanelerinde 50den fazla göz doktoruna gözüktüm, hiçbirinin söylemediği birşey dedi. Sol gözümde 75% tembellik varmış ve gözlüklü halde bile full görmüyormuşum, ameliyat sonrası en fazla gözlüklü gördüğüm hale gelecekmiş. Bunu öğrenince sinirlendim, bu olayı 50 küsür doktor fark etmemişler.

Neyse ameliyatın 2 yöntemi varmış biri klasik, mekanik bir bıçakla kesilecekmiş, adı Lasik ve 1200 Euro, diğeri ise sadece lazerle yapılacakmış onun adı Femtolasik 1500 Euro. Hesapladım, fiyat 10 yıl boyunca gözlük kullanmaya kıyasla daha ucuza denk geliyor, paralı askerlikten de daha ucuzdu. Ameliyat her göz için 5 dakika sürecekmiş. Risklerimde şöyle: numaram 95% ihtimal 0.50 altına düşecekmiş, 5% ihtimal 1.50 altına düşecekmiş, çok daha düşük bir ihtimal ile de 1.50 - eski numaram arasında bir numara olacakmış. Normal insanların 1–2 ameliyat hakkı oluyormuş. Retina kalınlığımdan dolayı da 3 kez bu ameliyatı olma hakkım varmış. Yani eğer ilk 95% ihtimal tutmazsa, bir daha aynı ameliyatı bedavaya yapacaklarmış ve yeni ameliyatın başarı şansıda 95% olacakmış. Ayrıca kör olma yada kalıcı büyük bir hasar olma ihtimalinin de olmadığını söyledi. Benim araştırmalarıma göre kör olanlar enfeksiyon sebebiyle olmuşlar, yani kalitesiz malzeme kullanımı. Bu yüzden kaliteli ve itibarı olan bir hastane ve doktor ile çalışmak çok önemli.

Ayrıca göz tansiyonum sınırdaymış, onun için ekstra testlerin yapılmasının şart değil ama iyi olacağını söyledi. Bunun ne olduğunu bilmiyorum ama tamam yaptıralım dedim, göz riske atılmaz. Bu test normalde 350TL’ymiş, biz gün içinde başka testlerde yaptığımız ve ameliyatta olacağımız için 250TL’ye düşürdüler. Birde bu testi yapmak için birkaç saat daha oyalandık hastanede. 5 dakikada test yapıldı ve doktora götürüldü sonuçlar. Birşey yok, güzel güzel sıkıntı yok dedi ve yolladı. Ben “Dur bir dakika, göz tansiyonu ne, sıkıntım ne onu söyleyin bari o kadar para verip test yaptırdık” dedim. Doktor, “O dosyana koyulması için yapıldı ameliyatı yapacak doktorun bilmesi gerekiyor, ameliyat sırasında anlatır” dedi. Anlatılmayacağını anlamıştım ve anlatılmadı da, sinir olmuştum, bir ihtimal 250TL giydirmiş olabilirler, ama açıklamadılar, söylemediler. Bu adamlar ertesi gün gözümle birebir uğraşacağını bildiğim için sorun çıkartmadım. Günahlarını da almak istemiyorum ama tanıdık birilerine danışıp bu testin gerekli olup olmadığını öğreneceğim.

Ameliyat Öncesi

Dr. Sinan aşağıdaki kağıdı verdi:

Bunlara ek olarak benim önerim:

  • Beni muayene eden herkes ayrı ayrı lens kullanıp kullanmadığımı ve ne kadar sık kullandığımı sordu. Bu kağıtta 1 hafta önce lensi bırakın yazıyor ama bence 1 ay önce bırakın ve doktora net olarak 1 aydır takmıyorum diyebilin.
  • Ameliyat en az 2 saat yazıyor ama ben 12:00'de gittim ve 15:00 gibi çıktım. Yani kendinizi 3 saate göre ayarlayın, bir ihtimal 4 e de uzayabilir gibi gözüküyor. Ameliyatın uzun sürdüğünden değil, çok bekletiyorlar.
  • Hastaneye gelmeden önce büyük tuvaletinizi yapın ve duş alın.
  • Son bir gün midenizi ağrıtacak, gaz yapacak birşeyler yiyip içmeyin.
  • Yanınızda size yardımcı olacak güvendiğiniz birileri olsun. Ameliyat çıkışında doğal olarak pek göremeyeceksiniz.

Gün 0 (13.03.2015)

Hastaneye gittik, birkaç kişiyle birlikte ameliyatı bekliyoruz. Gidip ücretini ödedik, orada bir kağıt imzalattılar. Tüm detayları hatırlamıyorum ama kağıttaki önemli noktalar:

  • Doktor işlemin risklerini ve prosedürün nasıl işlediğini anlattı
  • Eğer başarısız olunduğu takdirde ücretsiz bir şekilde tekrar ameliyat yapılabileceğini
  • Kendi rızamla olayları bilerek yaptırmaya kabul ettiğimi

Tarzında maddeler vardı. Her şey doğruydu yalnız aslında prosedürün teknik anlamda nasıl işlediği hakkında hiçbir şey anlatmadı. Çok şükür googlelamayı biliyoruz, ama bilmeyen hasta ne olacağı hakkında tamamen bilinçsiz kalacaktı.

İmzaladıktan sonra tekrar salona gittik, ameliyat 12:00'de dediler, 12:30a kadar genel salonda bekledik, sonra bunların bizi alacağı yok deyip yemeğe gittik. Yemek bitince yaklaşık olarak 14:30a kadar üst katta ameliyat bekleme odasında diğer ameliyat olacak insanlarla birlikte bekledik. Beklerken ameliyat odasından gözlüklü birileri çıkıp gidiyordu. Arada hemşire gelip üstte paylaştığım kağıt fotoğrafında etrafı çizili olan, hastaların kendilerinin satın aldığı 2 hapı bize içirtti. O kadar para verdik, toptan ucuza bu ilaçlardan alıp hastaneden hastalara dağıtmak yada kullandırtmak yerine, niye bizi eczacılarla uğraştırıp satın aldırıyorlar anlamadım? İçi dolu ilaçtan da sadece bir hap almam gerekti, gerisi tamamen israf. İlaçları içtikten sonra yaklaşık bir 30dk daha bekledik. Hastanede geçirdiğim ilk 1 saat sakindim, umursamazdım. O kadar vakit geçince yavaş yavaş tedirginlik başladı. Sırasını bekleyen kurbanlık koyun gibiydik ve odadaki herkesin psikolojisinin yavaş yavaş düştüğünü farkedebiliyordum.

Ameliyat

Sonunda hemşire çağırdı, oturdum biryere, gözlerimi bir bezle sildi. Ondan sonra sağ, sonra sol göze, dediğine göre uyuşturucu damlattı. Nedense sol göze 4, sağ göze 3 yaptı. Birkaç dakika bekletti ve içeri ameliyat odasına aldı.

Ameliyat odasında 3 kişi bekliyordu, Dr. Sinan’ı da gördüm. Extradan 2 kişi sesi daha geliyordu, güzelce karşıladılar, o ilk girişte güvende hissettim. Yatağa uzandırdılar ve sol gözü korsan bandı gibi bir bantla kapadılar, sağ gözümü açmamı söyleyip, o açıkken bir yüzü bantlı poşetimsi birşey yapıştırdılar. Sonrada o poşetin iç kısmını, yani gözümün olduğu tarafı kestiler. Gözümü kesecekler gibi geldi, biraz korktum. Bant göz kapaklarımı tutuyordu, yani gözümü kapamak için baya zorlanacak gibiydim. Gözüme bir şeyler damlattılar, sonra birkaç iğne yaklaştırdılar, uyuşturdular mı ne yaptılar tam anlayamadım. Kötü hiçbirşey hissetmiyorum, sadece psikolojik olarak tedirginim, gözüme bu kadar yakın bir şeylerin gelmesine alışkın değilim. Ellerimin boş kalmasından rahatsız olduğumu ve tutacak bir şeyin lazım olduğunu söyledim. Doktorlardan biri elini verdi tuttum. Burda çocuk gibi hissettim ama yüksek numara gözlük kullanan herkes gözlerinin ne kadar değerli olduğunu bilir.

Bana aşağı bak dediler, bakmaya çalışıyorum bakamıyorum gözüm uyuşmuş. Israrla aşağı bak niye bakmıyorsun diye kızdı Dr. Sinan, aşağı bakmıyorsun nasıl yapıcaz dedi. O şekilde 30–60 sn geçtikten sonra akıl ettiler, parmağını gösterdi ve takip et dedi, aşağı götürdü, odaklanacak birşey olunca aşağı bakabildim. Sonra başka bir şeyde olabilir ama mercekimsi birşey taktılar, gözümün açık kalmasını sağlıyor gibi hissediyordu. Takılırken biraz rahatsız, etti sanırım göz kapaklarımın çok küçük olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Sonra bir makinenin altına götürdüler, bir sürü ışık vardı, içlerinde lazerde vardı sanki 30–60 sn arası altında kaldım. Işıklar değişti yanıp parladı hareket etti, sonra bir 10 saniye hiçbir şey göremedim, gözüm tamamen kararmıştı. Ondan sonra makineden uzaklaştırdılar yatağımı, o mercekimsi şeyi çıkardılar, biraz görebiliyordum dışarıyı. Ondan sonra gözümdeki bandı çıkardılar ve yeni bir korsan bandı yapıştırdılar.

Sol gözümdeki bandı çıkardılar, yine o poşet bandı gözüme yapıştırdılar ve gözümün içi kısmını kestiler. Yine birkaç damla damlattılar, temizlediler, arada iğne vardı. Yine mercek gibi birşey taktılar, tekrar aşağı bakma sıkıntısı yaşadım. Sonra makinenin altına götürdüler, o ışıklar yanıp sönüyorken, Dr. Sinan diğer herife çenemi tut yukarı bastır dedi. Birkaç saniye sonra o tutan doktora yüksek sesle kızdı Dr. Sinan, “Off şunun şenesini adam gibi tutsana” gibisinden birşey dedi. Doktorda “Tutuyorum abi” tarzında bir şeyler mırıldandı. Makine işlemin ortasında kaldı ve doktor merceği gözümden çıkardı, ortam gergindi. Ameliyat öncesi tuvalete gitmesem burada altıma ederdim herhalde. Gözümü mü çıkardılar, bir yerlerimi kestiler, kör mü ettiler naptılar bilmiyorum, bir şey soracak durumda da değilim. Merceği tekrar taktı, tekrar denediler. Yine düzgünce aşağı bak diyor doktor. Sonra düzgün olmadığını fark edip bir daha çıkarıp tekrar taktı. Makinenin altına götürdü, eskisi gibi 30 saniye fln kalmak yerine 5sn altında kaldım ve tamam dedi çekti makineden. Sol gözüme bant yapıştırdılar, sağ gözümü açtılar. Ondan sonra beni ellerimden tutup kaldırdılar, başka bir odada koltuğa yerleştirdiler. Sordum noldu sol gözüme, sorun yok oldu hallettik dediler. Bu cevap pek içime sinmedi, ameliyat noldu bittimi diyorum, cevap vermediler.

Sol gözümde bant, sağ gözüm açık görüyorum ama baya bulanık etrafım. O şekilde orada 5–10 dakika daha oturdum. Bu sırada muhtemelen diğer hastaları da aynı işlemden geçiriyorlardı.

Bir kadın geldi başka bir odaya götürdü bir makinenin altına yatırdı. Ben bu sırada tamam olay bitti dinlendirecekler herhalde diye düşünüyorum. Sordum ne yapacam, gözünü kapatıp yat, makine seni test edecek dedi. Benimde aklıma soru takıldı, gözüm kapalıyken nasıl test edebilir ki? Bunu soramadan kadın gitti başka odaya. Ben orada yaklaşık 5 dakika kimsesiz yattım. Sonra merakımdan noluyor ya diye elimi etrafımda gezdirdim ve yüzümün yaklaşık 10cm önünde bir alet vardı. Bu sırada sol gözüme noldu diye merak ediyorum. Birde sol gözümün bantlı olması, sağın açık olması dahada rahatsız ediyor. Ya 2sini bantlarlar ya hiçbirini, yaptıkları çok saçma geldi.

Sonra bütün ameliyat ekibi birden odaya girdi. sanırım bu ikinci aşamanın asıl yer olduğunu düşünmeye başladım. Sağ gözümü açtırdılar, yukarda yeşil ışık var oraya bakmamı söylediler, bakarken bir şeyler damlattılar. yine aynı şekilde bant geçirip göz kısmını kestiler. Beni en çok bu kısım rahatsız ediyordu. Sonra 2 tane üçgen uçlu pamuk ile gözümle oynuyorlardı. Sanki onlarla gözüme lens takmaya çalışıyorlar gibiydi, birşeyler takıyorlar, çıkarıyorlar, bir şeyler yapıyorlar ama ne yaptıklarını tam anlayamadım. Birde kendimi rahat bıraktığım an yeşil ışığa odaklan diye hatırlatıyorlar. Bazı zamanlar yeşili hiç göremiyordum bile, ışığın olduğunu tahmin ettiğim yere bakıyordum. Ondan sonra iğnemsi birşeyler geldi gözüme değdirdi birşeyler yaptılar.

Sonra bir makine çalışmaya başladı ve ses gelmeye başladı, sanki küçük bir traş makinesinin ucunda jilet var ve onun dönme sesi gibiydi. Acaba bunlar femtolasik değilde diğerini mi yapıyorlar diye kafama soru işareti takıldı. Gözüme birşey oluyor ama neyle ne oluyor anlayamıyordum.

Sağ gözümü yaptılar, bitince sol gözüme de aynısını yaptılar. Bitince adam kaldırdı, götürüp oturtturdu. Gözümü açınca bir şeyler görebiliyordum ama o kadar damladan dolayı çok bulanıktı ve gözümü kapatmamı söylediler. Sanırım benden hemen sonra başka birini içeri aldılar. Otururken doktorların konuşmasından duyduğuma göre bir hastanın durumu “femto soru işareti” imiş. Sanırım femto yaptırmak istiyor ama göz yapısından dolayı diğer yöntemin yapılması gerekebilirmiş gibi anladım.

Ameliyat öncesi bekleme odasındaki başka bir hastanın sesini duydum. “Geçmiş olsun, noldu bittimi şimdi ne olacak” diye sordu. Anladım ki diğer hastalarada bu proses hakkında yeterince bilgi vermemişler. Bende asıl işlemin sanırım şimdi başlayacağını söyledim. Gözlerinin kapalı olup olmadığını sordum, sol gözünde bant varmış ve sağ gözü açıkmış. Anladım ki normal bir prosedürmüş, bana özel sol gözümü kapatmamışlar.

Bir bayan doktor geldi bir makine önünde tabireye oturturdu. bu makine muayene sırasında kullandıkları makinedendi, ilk önce sağ sonra sol gözümü açtırıp kontrol etti. Gözlerin olmuş gidebilirsin dedi. Sonra bir hemşire geldi gözüme 2 tane damla damlattı, gözüme koruyucu koyu bir gözlük taktı ve ameliyat odasından çıkarttı. Toplam içeriye girip çıkmam arasındaki süre 30dkymış.

Ameliyat Sonrası

Çıktığımda görebiliyordum, ama 4 saat boyunca ağlamış çocuk gibiydim. Yanaklarımdan hafif göz yaşları çıkıyordu. Herşeyin sadece dış hatlarını görebiliyordum ve gözümü kapatmak daha rahat hissettiriyordu. Ağrım yoktu, sol gözümde biraz batma hissi vardı. Çıktığımda annem koluma girdi, babamda eşyaları taşıdı ve beni yavaş yavaş taksiye bindirip otele götürdüler.

Otelde kulaklığımı takıp sesli kitap dinledim, atıştırmak için görülmesi gerekmeyen basitçe hissedilip ağıza atılabilecek yiyecekleri tercih ettim. Bu aşamada gözümü açıp görebiliyordum ama hala gözyaşı ve göz damlaları yüzünden görmem bulanıktı. Ayrıca gözümde pek alışmamıştı görmeye biraz açık tutunca ağrımaya başlıyordu ve parlak ışıklar gözlüğe rağmen çok rahatsız ediyordu. Uyuyana kadar sık sık göz damlası dökülmesi gerekiyordu. 22.00 gibi uykuya dalıp ertesi gün 9.00a kadar uyudum.

Gün 1 (14.03.2015)

Ameliyattan sonraki gün saat 10.00da hastanede doktor kontrolüm vardı. Haftasonu olduğu için baya boştu hastane ve hızlıca sıra geldi. Doktor kontrol etti, görme testi yaptı, gözümü inceledi. Artık eskiden gözlükle gördüğümden daha iyi görebildiğimi söyledi.

Sol gözümde ameliyatta sırasında biraz kanama olmuş, bu sık görünen bir şeymiş, şu an durmuş ve 3 hafta sonra tamamen geçeceğini söylemiş. Bunun daha hızlı iyileşmesi için olması için uygulamam gereken damlaların sayısı artırdı. Aynaya bakınca aslında sağ gözüm de çok hafif bir kan izi vardı.

Ek olarak sol gözümde küçük bir çizik varmış ve onu kontrol etmeleri gerektiğini söyledi, korneacı doktora yolladı.

Korneacı doktor kontrol etti, basit bir sıkıntı var ve başka bir doktora yönlendiriyorum o düzeltecek dedi. Bayan bir doktora gittim ve gözüme uyuşturucu damla damlattı. Ondan sonra göz muayenelerinin yapıldığı alette gözüme bakarken, ameliyatta üçgen uçlu pamuklarla gözümün içini düzeltti. Sanki bir kağıt, bir yüzeye tam yapışmamış olur ya, onun üstünden birkaç kez geçmek gerekir. Onun gibi birşey yaptığını düşünüyorum. Bu işlemde bitince geçmiş olsun deyip yolladılar.

Günün geri kalanı boyunca o uyuşturucu damla sol gözümün bulanık görmesine sebep oldu. Zaten günün geri kalanını geri Ankara’ya dönüş yolunda geçirdim. Bunun dışında sürekli eczaneden aldığımız göz damlalarını uygulamak zorundaydık. Yandaki foto hangi damlayı ne zaman kullanacağımla ilgili bir chart. Göz damlaları bu kadar sık damlatmak baya can sıkıcı ama iyileşmem için yapmak gerekiyormuş..

Gün 2 (15.03.2015)

Kendi yatağımda uyandığımda elimi yatağımın yanındaki sehbaya attım, gözüm kapalı bir şekilde gözlüğümü arıyorum. Ilginç bu nerde ya diye düşünürken, gözümü açtım ve net bir şekilde herşeyi görebiliyordum. Bugün biraz görüşümü test ettim, hala yüksek ışıklara karşı biraz duyarlıyım. Monitörün parlaklık ayarlarını kıstım. İlk 6 saat sol gözümde batma hissi vardı, sonradan geçti.

Bunun dışında yakın görüşümü denedim. Eskiden gözlüksüzken gözümü bir sayfanın dibine soktuğumda çok güzel görüyordum. Dibi derken, burnumun değdiği kağıdı okuyabiliyordum. Şu an okuyamıyorum baya bulanık gözüküyor. Burnum kağıda 4cm uzaktayken düzgün bir şekilde okuyabiliyorum. Daha önce hiç göz konusunda sıkıntı çekmemiş kardeşime aynısını denettirdim, o yaklaşık 6cm uzaktayken kağıdı düzgünce okuyabiliyordu. Yani bu ameliyat uzak görüşümü düzeltirken yakın görüşümü bozdu. Ama kardeşim üzerinde yaptığım teste göre normal insanlarda olan durum bu gibi. Bu konu üzerinde biraz daha araştırma yapacağım.

Gün 3 (16.03.2015)

Ameliyattan beri kez duş alıyorum, normalde ikinci gün alabilecektim ama o ekstra düzeltmeyi yaptıkları için bir gün daha bekle demişti doktor. Baya sıcak suyla duş aldım ve gözüm hep kapalı olmasına rağmen sıcağa hassaslığını hissediyordum, hafif bir rahatsızlık hissettim. Ağrı, batma diyemeyeceğim daha farklı bir şeydi açıklayamıyorum.

Duş sonrası dışında hiç ağrı olmadı, ama 8 saat uyumama rağmen öğleden sonra sadece gözlerime bir uyuma ihtiyacı bastırdı. Yoğun bilgisayar kullanımından yoruldular herhalde, 15 dakika gözlerimi kapatıp dinlendim, pek faydası olmadı.

Gözlerimde garip bir şey farkettim, bazen öylesine biryere bakınca bulanık görüyordum. Biraz kendimi odaklayınca düzeliyordu. Bir dürbündeki uzaklık ayarıyla oynanması gibiydi bu durum.

Ha birde yeni bir şey daha farkettim. 2 gözümde de göz bebeğinin üstünde kan toplanmıştı. Solda kan daha fazlaydı tabi. Doktor kanama durdu ama kan yavaş yavaş akacak korkma birşey yapmaya gerek yok demişti. Ben aşağı akar diye tahmin etmiştim, yukarı akmış. Neyseki göz kapağımı kaldırmadan gözükmüyor yoksa başka insanlar vampir sanıp korkacaktı.

Gün 4–7 (17–20.03.2015)

Gözlerim hala sıcak suda hassas, çok soğuk su denemedim, yüzümü yıkarken soğuk-sıcak ayarının tam ortasındaki suyu kullanıyorum. Zaten 1 ay boyunca saunayı da yasaklamışlardır.

Yakında görme kaybı olduğuna kesin eminim artık. Birkaç farklı mekanda daha önce görebildiğim şeyleri aynı kalitede göremediğim hep dikkatimi çekiyor ister istemez. Bunun böyle olacağını hiç kimse söylememişti. Bu geçici mi, kalıcı mı belli değil.

Yine standart herkesten daha iyi görüyorum yakını ama eskiden yakında süper görüşe sahip olduğumu şimdi farkettim. Aynı yemekleri yiyen bir topluluk içinde, yemekteki böceği hep ilk ben farkederdim, bazen diğerleri göremediği için ve kanıtlamak için zorlanırdım. Gözlüğümü çıkarıp bir şeyler okuduğumda yada ekrana çok yakından baktığımda insanlar hep “O yakınlıktan göremezsin, manyakmısın gözlerini bozacaksın” gibi laflar ederlerdi. Bir yerde leke olduğunda farkedip silerken, insanlar manyak bu temiz yeri siliyor derlerdi. Artık bu özelliğim yok, ilaçların etkisi mi yoksa kalıcı mı gitti araştıracağım.

Gün 40 (23.04.2015)

Gözümün sıcak suda/buharda ağrıması olayı baya azaldı. 2nci haftamda verdikleri vitamin ilaç kutusu bitti (Hydrovis), yenisini almam gerekti. Erkenden extra bir kutu daha almanızı öneririm çünkü heryerde bulunmuyor.

Damla kullanmalarını da bıraktım. Gözüm arada kuru hissediyor, arada kaşındığı oluyor ama büyük bir sorun yok. Nedense burnumu silerken peçetenin köşesini hep gözüme sokuyorum artık, gözlük varken bu hiç olmuyordu..

Hala yakını pek iyi göremiyorum ama sanki birkaç haftaya kıyasla daha iyi görüyorum gibi. Arada odaklanmamı hala kaybediyorum ama eskisinden daha az oluyor ve daha hızlı toparlıyabiliyorum.

Gün 47 (30.04.2015)

Istanbul Cerrahi’ye dönmeden gözümü kontrol ettirmek için tanıdığım bir hastaneye gittim ilk. Bu askeri bir hastaneydi, doktor gözümde bir problem olmadığını, hatta göz tembelliğimin bile olmadığını söyledi. Ayrıca sol gözümde 1 numara astigmat varmış, sağ gözüm ise tamamen sıfırlanmış. Bu arada focus kaybetmem astigmattan kaynaklanabiliyor olabilir.

Gün 54 (07.05.2015)

Istanbul Cerrahi hastanesine , Op. Dr. Fatih Meydanoğlu’na kontrole geldim.

Doktor güler yüzle karşılayıp kontrol etti. Sol gözde eskiden çok astigmat vardı, o tamamen gitmiş dedi. Sağda ise 0.50 astigmat kalmış dedi.

Doktor miyopların yakını daha iyi gördüğünü söyledi ve eskisi gibi yakını göremeyeceğimi belirtti. Ama yinede yakını şu ankinden daha iyi görecekmişim zamanla, çünkü gizli hipermetrop varmış dedi. Bu ameliyatı olanlara arada böyle bir durum oluyormuş ve 6 ay içinde 90% ihtimalle düzeliyormuş. Bundan dolayı focusu kaybediyorsun dedi.

Gözüm kuru hissederse göz damlası kullanmaya devam edebilirmişim ama şu an bir ilaç kullanmaya gerek yokmuş.

Gün 128 (21.07.2015)

Yakını daha önceki aylara göre daha iyi görebiliyorum. Ehliyete 10cm’den daha yakından bakarken bulanıklaşmaya başlıyor, 5cm’den daha yakında okunamıyor. Ameliyat öncesi yaklaşık 2cm’den okuyabiliyordum.

Bu focusumu kaybetme olayı baya düzeldi gibi, artık çok nadir oluyor ve olduğunda da çok etkilemiyor farkettiğim an düzeliyor.

Haftada 1 gün falan gözümde kuruluk hissediyorum ve onun için damla kullanıyorum.

Sıcak suda bir hassaslık yada su içinde açma konusunda sıkıntı kalmadı. Yalnız belirteyim ameliyattan bu yana bir su birikintisi içine girmedim, sadece yüzümü yıkarken ki tecrübelerim bunlar.

Genel olarak her şey yolunda gibi gözüküyor.

Gün 213 (15.10.2015)

Tekrar Istanbul Cerrahi hastanesine , Op. Dr. Fatih Meydanoğlu’na kontrole geldim.

Saat 12'de randevu almıştım. 11.15'de gittim ve 11.25 gibi içeri çağırıp makinede bir test yaptılar. Sonra tekrar lobide oturmaya devam ettim. 10 dakika sonra doktor beni aldı içeri.

Testlerden sonra 2 gözümde de 0.75 hipermetrop olduğunu söyledi. Sağ gözümde 1 numara astigmat, sol gözümde 0.50 astigmat olduğunu söyledi. Bir ihtimal tam terside olabilir. Hala numaralarımın tamamen oturmadığını ve 1 yıl sonratamamen oturacağını söyledi. 1 yıl sonraya randevu verdi.

Yıl 1.5 (24.9.2016)

Tekrar Istanbul Cerrahi Hastanesine kontrole geldim. Tarihi uyduramadığımız için asıl doktorum yerine bu sefer Op. Dr. Mahir Kenduşim’dan randevu almıştım. Geldiğimde telefonuma wifi otomatik bağlanması hoşuma gitti.

Randevum saat 10.30daydı, ben 10.35 de vardım. Oradaki sekretere randevumu ve doktoru görmeye geldiğimi belirtince, bana nasıl ödemeyi yapmayı planladığımı sordu. Randevum olduğunu, Dr. Fatih endişelendiği için son kontrolümden 6 ay sonraya kontrol gelmemi söylediğini belirttim. Vakit bulamadığım için böyle geciktiğimi anlattım. Sekreter böyle birşey hiç yapmıyoruz, bahsettiğiniz doktorunuzda burada değil, eğer doktora gözükmek istiyorsanız 350 küsür TL para ödemeniz gerekli diye cevap verdi. Bunun üzerine doktorun çağırdığını inandırmak için bu blogu açıp geçmişi okutturdum ve Dr. Fatih’in randevu verdiği kısımı ve editleme tarihimi gösterdim. Bunun üzerine Dr. Mahir ile konuşayım izin verirse alalım dedi.

Oturdum bekledim doktorla konuşup onay almasını. 10.45’de biri içeri çağırdı, burada gözü kontrol eden bir makineye oturup fotoğrafını çekti. Şu içinde balon gözüken makine.

11.12’ e Dr. Mahir odasına çağırdı. İçeride eski kayıtlarımı okudu, ondan sonra duvara harfleri projekte edip okumamı istedi. Ona göre numaramı çıkardı, sonuç olarak sol gözümde 0.75 kalmış, sağda numara kalmamış. Miyop ve hipermetropda tamamen yok olmuş. Zaten ameliyat olanların sadece 3%inde hipermetrop kaldığını belirtti. Kalan numaram için tekrar bir ameliyatta, gözlük kullanmayıda önermedi. Ama almak istersem diye reçete verdi:

Yıl 5 (20.01.2020)

Son yıl içinde göz numaramın yavaşça arttığını hissettim. Genelde dışarıda uzak binalar ve tabelalardaki yazıları okurken, ve televizyon izlerken sıkıntıyı fark ediyordum. Kontrol ettirmek için Ankara Güven hastanesinde tanıdık aracılığı ile bir göz doktoruna gittim. Burada çıkan sonuca göre, hem sağ hem sol gözde miyop 0.50 artmış. Doktor hanım gözlük yazdı ve özellikle araba kullanırken takmayı önerdi. Artmaya devam edip etmeyeceğini görmek için ve bir işlem yapılıp yapılmamasına karar vermek için gelecekte tekrar kontrol edilmesi gerektiğini

Yıl 6 (28.01.2021)

Daha fazla uzağı görmem gereken durumlar oldukça yavaş yavaş gözlük numaramın arttığını hissettim. Kontrol ettirmek için Ankara’da lasik uzmanı bir doktor varmı diye çevreye sorduğumda Dr. Bekir Sıtkı Aslan önerildi. Güzel manzaralı bir ofise geldim, randevu saati belli, sıra yok, bekleme yok, başka hasta yok, bir muayenehanenin olması gerektiği gibi. Korona sırasında iş merkezi, lokanta, devlet makamı, hastane, uçak tecrübeleri yaşadım, ama bu kadar güzel ve net korona önlemi almış bir kuruma denk gelmedim. Bu konuda bilgili olmama rağmen, Dr. Bekir korona işleyişi ve riskleri hakkında yeni bilmediğim şeyler öğretti.

Muayene sonucu geçen yılki numaralar ile hemen hemen aynı sonuç çıktı. En azından gözümün artmamış olduğunu bilmem rahatlattı. Gözümün muhtemelen bundan sonra böyle kalacağını, ameliyat sonrası numaramın bu kadar artmasının gayet normal ve hastaların büyük çoğunluğunda beklenen bir olay olduğunu söyledi. Bu riski en fazla artıran etkenin de göz ovalamak olduğunu söyledi, bende bildim bileli normal bir insana göre çok daha sık gözlerimi ovalarım.

Her yıl kontrolümü yaptırmayı eksik etmemem gerekiyormuş. Yaşlandıkça gözümün nasıl ilerleyeceğini sorduğumda, ameliyatsız insanlara kıyasla yaşlılık sebebiyle gözümün 10 yıl daha sonra artmaya başlayacağını söyledi. Bunun dışında bir şeyleri göremedikçe gözüm hakkında çok endişe ediyormuşum, kafama takacak bir şeyin olmadığını söyledi.

Reçete yazıp gözlük almamı önerdi, ama gündelik hayatta kullanmamı önermedi. Ama karanlıkta araba kullanırken özellikle kullanmamı önerdi. Televizyon izlerken göremiyorsam daha yakına oturmamı :) ve arkadan ışık vurmasını önerdi.

Muayene ücreti 500TL idi.

Engineer, entrepreneur, investor, gamer. Website: https://goktug.io

Engineer, entrepreneur, investor, gamer. Website: https://goktug.io